göz
göz sizce ne demek, göz size neyi çağrıştırıyor? tıklayın paylaşın

Gözün Pervazi


Göz; gördügümüz ve kör oldugumuz yanimiz. Göz, kendine kör, baskasina göz. Kör beyaz ortasinda bir kara ayine. Baskasina bir isik dokunusu kadar yakin, kendi üzerinde kararsiz. Kendi gövdesinin gölgesinde yitmis küre. Insan yüzünde sinirsiz bir ay tutulmasi. Kendi yüzüne karanlik. Isiktan sevdalara tutkun, rengârenk asklara dalgin göz.

Göz karadir, kas karadir, kirpikler karadir, saçlar zifir gecedir. Gözün pervazindan bakiniyor ruhumuz. Kudret, kapkara bir menzilden aydinliklara açiyor ruhumuzu. Kara kaslarin arasindan delici bir bakis siyrilip gelir ansizin. Ok gibi kirpiklerin ucundan oksayici bir edâ süzülür bazen. Bir göz yasi, kirpikler üzerinde kristallesirken hüznün heykeline dönüsür. Yanaktan süzülüp düserken göz yaslari, nice yigitleri vurur, devirir. Aglayisin tuzaginda aldatici taneler olur göz yaslari, ayaklara dolanir.

Gözden kâinat görünür, yüzde semâ dürülür, bakista zaman durulur ve tebessümün göz kenarlarina ulasan kivrimlarindan günesler dogar. Gözler yeryüzünün en parlak yildizlaridir. Isigini ruhtan alir, atesini kalpten tutusturur. Yüzün cografyasinda sonsuz yumusaklikta bir aydinlik olarak dolasir. Bütün zamanlarin en parlak gündüzüdür gözler. Ve yildizlari avuçlarimiza dökülen mehtapli bir gece saklidir karasinda. Bazen siyah ve derin. Bazen mavi ve serin. Bazen bal renkli, deli. Ama mutlaka dipsiz, mutlaka sonsuz ve kiyisiz. Göz, denizdir, göktür ve hatta dagdir, tastir, kupkuru çöldür.

Baska herseyi gören ancak bir kendini görmeyen göz, nicelerinin battigi bir kuyudur. Bu yüzden olmali ki, hemen yani basinda bir güzel Yusuf bakisi beklesir. Ferhad’in delemedigi dag, Mecnun’un gidemedigi çöldür gözler. Tutkulu bir Züleyha, ulasilmaz bir Sirin ve ele avuca gelmez bir Leylâdir. Yakinimizda ve yanimizdadir lâkin erisilmez ve ulasilmazdir. Hiç teklifsiz, gözümüzden içeriye dalar bakislariyla, ancak göze alinamaz gurbetlere tasir ruhumuzu, gözle görülmez helaketlere savurur yüregimizi.

Gözler ince ve narin bir kadeh gibidir. Isigi, bakisi ve varolusu saklar ve sunar. Bir sâki gibi somut güzelligi güzel gören ruhlara sunar, içirir, doyurur. Varligin kolayca sigdigi incecik bir fanus, insan ruhuna besiklik eden sinirsiz ve sakin bir okyanustur gözler. Dünyanin bütün denizlerinin varip varabilecegi en güzel sahil bir çift gözdür. Gögün bütün yildizlari gözlerimizden ates alir, arzin bütün mumlari gözlerimizden tutusur. Pervaneyi atesin gögsüne atan gözleridir. Aski, kalbin kivrimlarindan tasirip yeryüzüne tasiyan gözlerdir.

Gözler güzelligin penceresidir. Öyle ki, bu pencerenin neresinden bakarsaniz bakin güzelligi görürsünüz. Içeriden disariya bakarsaniz; "ruh bu alemi o pencere ile seyreder." Göz, içeriden disariya dogru, kâinat kitabinin mütalaacisi, âlemdeki mucizelerin seyircisi, yeryüzü bahçesindeki rahmet çiçeklerini dolasan mübarek bir aridir. Disaridan içeriye bakarsaniz, gözün karasina saklanmis sevdali bir kalbin, bakislardan tasan derin bir ruhun kimildanislarini görürsünüz. Sonsuz derindir gözün kuyusu, perdesi sonsuz kalin, sonsuz incedir. Belki de, bu yüzden gözlerin bulusmasi, ruhlarin bulusmasidir.

Simdilik, göz penceresinden ne içeri ne de disari bakalim; sadece pencerenin pervazlarini bir gözden geçirelim. Gözün pervazinda nice siire ilham olmus, nice güzelin güzelligine sembol olmus öylesi güzellikler varedilmistir ki, sanki sairler onca yildir gözün pervazinda oyalanmislar, gözden içeri bakmaya vakit bulamamislar gibi..

Asiklarin, Sevgili’ye yol bulmak için ugradiklari, Sevgili’den yüz bulmak için dolastiklari ‘kas’, ‘kirpik’ ve ‘göz yasi’ sembolleri, tip ilmine göre gözün korunmasina hizmet eder. Oysa bizim bildigimiz sanatlar içinde koruma ve estetik amaçlar ters yönde isler. Bir sey ne kadar koruma amaçliysa, o kadar estetikten yoksundur. Ne kadar estetik amaçliysa, o ölçüde de korunaksiz kalir. Gözün pervazinda böyle degildir. Kas, kirpik ve göz yasinda, estetik ve koruma amaçlari birbirini engellemez. Kaslar, kirpikler ve göz yasi, koruma amaçli olduklari halde, estetikten yoksun olmak söyle dursun, estetigin sembolü olacak denli güzeldirler. Keman kaslar, ok kirpikler ve ruhun billurlastigi göz yasi ve nice asigi savunmasiz birakan süzgün, nazli, hafif çatik kasli gamzeli bakislar... Hepsi, gözlerin pervazinda bekliyor.

Ve bizi gözde görülür güzellikten gözle görülür güzelliklere çagiriyor. Gözümüz yerinde degilken, gözümüzü yerli yerine koyan Ebedî Nazar görünü- yor gözümüzün pervazindan.


--------------------------------------------------------------------------------

Yazar : A. Cem Toprak


( Bakiniz:dünya, din, sevgi, yol, insan, dil, bahçe, kadeh, mucize, namaz)

zdeniz
200307142154618

yukari

Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber